14 Ekim 2022 tarihinde Tosya Meslek Yüksekokulu'nda, Kastamonu Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğiyle düzenlenen “Psikolojik Açıdan Kadına Yönelik Şiddet ve Din İlişkisi” konulu konferans büyük bir ilgiyle gerçekleştirildi. Konuşmacı olarak Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Gülmez, kadına yönelik şiddetin psikolojik boyutlarını ve dinin bu bağlamdaki etkilerini detaylı bir şekilde ele aldı. Gülmez, şiddetin kökenleri, toplumsal yapılar üzerindeki etkileri ve dinin bu süreçteki rolü hakkında önemli bilgiler paylaştı. Etkinlikte, şiddetin önlenmesine yönelik çözüm yolları ve farkındalık oluşturma stratejileri tartışıldı. Konferans, öğrenciler ve akademisyenler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı ve katılımcılar, konunun derinlemesine incelenmesinden memnuniyet duyduklarını ifade ettiler.
Haberler
9 Haziran 2022 tarihinde Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen "Kendini Tanıma ve İletişim" temalı Yaşam Becerileri Atölyesi, lisans öğrencilerinin yoğun ilgisini çekti. Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından organize edilen etkinlikte, Psikolojik Danışman ve Psikoterapist Pınar Çelik, katılımcılara kendini tanıma ve etkili iletişim becerileri üzerine önemli bilgiler sundu. Atölye, öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlayarak, hem bireysel farkındalıklarını hem de iletişim becerilerini güçlendirmeye yönelik interaktif faaliyetlerle zenginleştirildi. Katılımcılar, etkinliğin sonunda duydukları memnuniyeti dile getirerek bu tür çalışmalara devam edilmesi gerektiğini vurguladılar.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Üniversitemiz Merkez Kütüphanesi Konferans Salonunda etkinlikler düzenlendi.
Açılış konuşmalarını Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Gülmez ve Rektör Yardımcımız Prof.Dr. Mehmet Atalan yaptı.
Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Gülmez 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün kısa tarihçesine değindi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün sadece kadınlara, belirli kurluluşlara, örgütlere, toplumlara ait olmadığını, 1857'den beri verilen mücadelenin insan haklarını önemseyen, daha güzel bir dünya özlemi duyan herkesin hikayesi olduğunu ifade etti.
Prof.Dr. Mehmet Atalan, kadınlarımızın bulunduğu her türlü çalışmaya gerekli tüm desteği vereceklerini ve bu etkinliklerin Üniversitemiz bünyesinde yapılmasına çok kıymet verdiklerini dile getirdi.
Etkinliklerin birinci bölümünde “Toplumun İnşasında Kadın ve Karşılaştığı Problemler” konulu konferans Doç. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu tarafından verildi. Doç. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu;
Kadın meselesinin son dönemde gündeme taşınmış olması, bunun yapay bir sorun olmasını gerektirmediği gibi, İslam toplumlarında kadına bakışla ilgili ıslah edilmesi gereken bir yön bulunmadığı anlamına da gelmediğine dikkat çekti. Kadının toplumdaki yeri probleminin cinsiyet ayrımına bağlı olarak ortaya çıkan, kadınların ötekileştirilmesi ve ikincileştirilmesi sorunudu olduğuna vurgu yaptı. Kadının, toplumsal hayatın şekillenmesinde, en önemli faktörlerden olduğunu, toplumun temelini oluşturan ailenin en fedakâr üyesi ve birey olarak da yine toplumun olmazsa olmaz cüz’ü olduğunu ifade etti. Bu sebeple kadına olan bakışın, kadın olgusu hakkındaki görüş ve düşüncelerin sağlıklı ve düzgün temellerle oturması gerekmektiğini, bunun için önce kadına olan bakışın gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yanlış temeller üzerine oturtulan hiçbir doğruyu inşa etmek mümkün olmadığını, kadın ve erkek, insan olarak bir elmanın iki yarısı gibi olduğunu, bunlardan birinin zarar görmesi bütün insanlığın zarar göreceğini dile getirdi. Öte taraftan toplumların gelişimi, o toplumu oluşturan bireylerin kendi yetenekleri ölçüsünde, o toplumun gelişimine katılmaları ve katkı sağlamalarıyla gerçekleceğine, eğer, bir toplumun nüfusunun yarısını bu gelişmenin dışında bırakılacak olursa, o toplumun gerçek manada gelişimini ilerletmesi veya tamamlanmasının mümkün olmayacağına vurgu yaptı.
Konuşmanın en dikkat çekici vurgularının biri de anlamsal sorgulama üzerineydi. Pattanbanoğlu şöyle devam etti; "Sorgulamadığımız bir dünyada yaşıyoruz. Yaşantımızı genel olarak alışkanlıklarımız ve rutinlerimiz üzerinden devam ettiriyoruz. Oysaki sorgulama ve vicdan yani bilinçlilik olmadığında, kişilik de ortaya çıkmaz. Hataları kabul etmeyi, affetmeyi bilmek gereklidir. Ama bunun da sınırını çerçevesini belirleyen şartlar mevcuttur. İnsan olma, sınamanın diğer adıdır. Güvensiz ve riski göze almaktan korkan profil, insan olmanın onuru, gururu ve cesaretini bilemeyecektir. Sadece kültürel alanda değil bizzat kadın ve erkeğin kendi varoluşlarının gelişmesi ve farkındalıklarının artması için özgürleşmenin en iyi aracı olarak sevgi kanallarının önemi inkâr edilemez. Tahakküm ve şiddetin kol gezdiği yerde ise tam olarak güvensizlik hâkimdir. Bu sevgi ve güven özgür ortamda var olabilir, özgürlük de sevgi ve güveni büyütür." dedi.
Etkinliklerin ikinci bölümünde Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünün işbirliğiyle panel yapıldı. Doç. Dr. Fatma Zehra Pattabanoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde;
“Pandeminin Gölgesinde Kalan Kadınlar: Covid19’un Kadına Yönelik Şiddete Etkisi” konusu ile Dr. Öğretim Üyesi Şahika Şimşek Çetinkaya, “Kadına Yönelik Şiddette Ahlaki Çözülmenin ve Bilişsel Çarpıtmaların Rolü” konusu ile Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Gülmez, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü Tarafından Yapılan Çalışmalar” konusu ile Kastamonu ASHM Sosyal Çalışmacı Mehtap Büyükçağlayan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Aile İçi İletişimin Rolü” konusu ile Kastamonu ASHM Sosyal Çalışmacı Murat Üstündağ yer aldı.
Programlarda, kadın derneklerinin temsilcileri, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz yer aldı.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Yapıcı, Kastamonu Üniversitesi Kastamonu Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin davetlisi olarak “Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Aile ve Din” konulu bir konferans verdi.
Merkez müdürü Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Gülmez açılışı konuşması yaptı.
Prof. Dr. Asım Yapıcı;
konuşmasına cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramlarını ayırt ederek başladı. Hem akademi hem de akademi dışında kadın konusunun önyargılı ve ideolojik bir şekilde ele alındığını, bu nedenle sağlıklı ve bilimsel bir biçimde incelenemediğini ifade etti.
Mitolojilerde kadın, Yahudilikte kadın ve Hristiyanlıkta kadın konusuna değinen Asım Yapıcı daha sonra İslamiyet'te kadın konusuna vahiy ve kültür açısından temas etti.
Kur’an-ı Kerim’de Yahudi kadın anlayışıyla ciddi bir hesaplaşma yaşandığını, ancak zaman içinde gerek İsrailiyatın gerekse ataerkil kültürün etkisiyle kadın algısının katı ataerkil bir yapı arz etmeye başladığını söyledi.
Konuşmanın dikkat çekici vurgularının başında ilk dönem Müslüman kadınların; Hz. Hatice, Hz. Aişe ve Hz. Fatıma modelinde üç temel tip içinde toplanabileceği hususuydu.
Tarihsel süreçte köylü ya da şehirli, sosyoekonomik durumu düşük, orta ve yüksek olanlarda, farklı coğrafyalarda, özelikle farklı kültürlerle temasın mümkün olduğu kesişim alanlarında kadın algısının farklılaştığının altı çizildi.
İslamiyet başta olmak üzere dinlerin kurumsal olarak aileye çok büyük bir önem verdiği, cinselliği nikah şartına başladığı, böylece toplumun ve kültürün yapısının korunduğu, ancak sanayileşme ile birlikte dinin yaşadığı krizin aileyi derinden etkilediği, post modern dönemde de bencil kişilik özelliklerinin arttığı, ahlaki temelleri zayıf din algısı ve dinselliklerin gelişmeye başladığı, bunun da evlilikleri olumsuz etkilediğinin altının çizildiğini konferansta evlilik yaşının yükseldiği, çocuk sayısının azaldığı, mutsuzlukların ve boşanmaların artmaya başladığı istatistiklerle delillendirirdi.
Dindarlığın evlilikleri sürdürmede kısmen etkili olduğunu söyleyen Prof. Yapıcı, kendisine ait Katerina isimli şiirle konferansını tamamladı.
Daha sonra, Rektör yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Atalan ve İlahiyat Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Metin Yurdagür’ün hediye hediye takdimleri yapıldı.
































